Yaşam Koçu

Yaşam koçluğu nedir? Yaşam koçluğu, istenen performansa ulaşmak için yaşam koç (coach) ve danışan (coachee) arasında kurulan planlı bir gelişim ilişkisidir. Yaşam koçu ile katılımcı ilişkisinin hedefi katılımcının kendi belirlediği hedefe, yaşam koçun desteğiyle ulaşması ve sorunlarının üstesinden tek başına gelmeyi öğrenmesidir.

* Yaşam Koçu, hedefinize ulaşmanızda sizi harekete geçirecek ve gelişmeleri sizinle birlikte izleyecek kişidir.

* Yaşam Koçu, potansiyelinizi açığa çıkaran, sizi hem zorlayan hem de motive eden kişidir

* Yaşam Koçu, sizin istediğiniz yaşamı sürdürme yolculuğunuzda ortağınızdır.

* Yaşam Koçu, kendinizi tanımanızı sağlar.

* Yaşam Koçu, olumlu olumsuz alışkanlıklarınızı fark etmenizi sağlar.

* Yaşam Koçu, hedeflerinizi gerçekleştirmek için gereken araçları, yapıyı ve desteği temin eder.

* Yaşam Koçu, vizyonunuzu gerçeğe dönüştürme sürecini sizinle paylaşır.

Yaşam Koçluğu diğer tekniklerden farklı nedir?

Yaşam Koçu, cevaplara önceden sahip değildir ve size doğrudan hazır çözüm sunmaz. Yaşam Koçu çözümü kendi kendinize bulmanızı ve belli yöntem kullanarak bu yaklaşımın sizde bir alışkanlık hale gelmesini sağlar. Kendi kendinize yeterliliğinizi arttırır. Zira, cevabın kendisi sadece sizde saklıdır yaşam koçu bunu açığa çıkarır ve kendinizi gerçekleştirmenizi sağlar.

Yaşam Koçluğu neden işe yarar?

* Yaşam Koçluğu, gelecek ve sonuç odaklıdır.

* Yaşam Koçluğu, kişiyi harekete geçiren itici güçtür.

* Danışan, Yaşam Koçluğu sürecinde kendisi ve ilişkileri üzerinde farkındalık kazanır.

* Danışan, süreç boyunca işinde ve özel yaşamında kullanabileceği yeni beceriler geliştirir.

* Danışan, kendisini sorgulamayı ve geliştirmeyi öğrenir.

Yaşam Koçu ve danışan arasındaki ilişki nasıl olmalıdır?

Yaşam Koçluğu ilişkisi karşılıklı güven, dürüstlük, saygı ve sorumluluk temelidir. İki tarafında birbirini dinlemesi ve yeni fikirlere açık olması gerekir. Konuşulanlar gizlilik esasına dayanır.

Yaşam Koçu ve danışan arasında bağımlılık oluşur mu?

Danışan, yaşam koçundan bir hedefini gerçekleştirmek konusunda destek alır. Ancak sonuçta değişimi yaratacak adımları atan danışanın kendisidir. Süreç boyunca koçtan fikir ve öneri alır yaşam koçun sorularıyla yeni bakış açıları geliştirir. Bunları yaparken duygusal bir bağımlılık yaratılmaz çünkü koç danışanın psikolojik sorunlarını çözmeye çalışmaz. Yaşam Koçluğu ilişkisinde amaç kendi başına başarabilecek bir bireye ek destek vermektir.
tifika Programı
Yaşam Koçluğu Sertifika Programı
Yaşam koçluğu nedir? Yaşam koçluğu, istenen performansa ulaşmak için yaşam koç (coach) ve danışan (coachee) arasında kurulan planlı bir gelişim ilişkisidir. Yaşam koçu ile katılımcı ilişkisinin hedefi katılımcının kendi belirlediği hedefe, yaşam koçun desteğiyle ulaşması ve sorunlarının üstesinden tek başına gelmeyi öğrenmesidir.

* Yaşam Koçu, hedefinize ulaşmanızda sizi harekete geçirecek ve gelişmeleri sizinle birlikte izleyecek kişidir.

* Yaşam Koçu, potansiyelinizi açığa çıkaran, sizi hem zorlayan hem de motive eden kişidir

* Yaşam Koçu, sizin istediğiniz yaşamı sürdürme yolculuğunuzda ortağınızdır.

* Yaşam Koçu, kendinizi tanımanızı sağlar.

* Yaşam Koçu, olumlu olumsuz alışkanlıklarınızı fark etmenizi sağlar.

* Yaşam Koçu, hedeflerinizi gerçekleştirmek için gereken araçları, yapıyı ve desteği temin eder.

* Yaşam Koçu, vizyonunuzu gerçeğe dönüştürme sürecini sizinle paylaşır.

Yaşam Koçluğu diğer tekniklerden farklı nedir?

Yaşam Koçu, cevaplara önceden sahip değildir ve size doğrudan hazır çözüm sunmaz. Yaşam Koçu çözümü kendi kendinize bulmanızı ve belli yöntem kullanarak bu yaklaşımın sizde bir alışkanlık hale gelmesini sağlar. Kendi kendinize yeterliliğinizi arttırır. Zira, cevabın kendisi sadece sizde saklıdır yaşam koçu bunu açığa çıkarır ve kendinizi gerçekleştirmenizi sağlar.

* Danışman yaklaşımı : “işte çözüm budur, bunu uygulayın.”

* Eğitmen yaklaşımı : “En iyi uygulama yöntemi böyledir.”

* Psikolog/terapist yaklaşımı : “Böyle davranmanızın sebebi…”

* yaşam Koçunun yaklaşımı : “Ne yapmayı amaçlıyorsun?”

Yaşam Koçluğu neden işe yarar?

* Yaşam Koçluğu, gelecek ve sonuç odaklıdır.

* Yaşam Koçluğu, kişiyi harekete geçiren itici güçtür.

* Danışan, Yaşam Koçluğu sürecinde kendisi ve ilişkileri üzerinde farkındalık kazanır.

* Danışan, süreç boyunca işinde ve özel yaşamında kullanabileceği yeni beceriler geliştirir.

* Danışan, kendisini sorgulamayı ve geliştirmeyi öğrenir.

Yaşam Koçu ve danışan arasındaki ilişki nasıl olmalıdır?

Yaşam Koçluğu ilişkisi karşılıklı güven, dürüstlük, saygı ve sorumluluk temelidir. İki tarafında birbirini dinlemesi ve yeni fikirlere açık olması gerekir. Konuşulanlar gizlilik esasına dayanır.

Yaşam Koçu ve danışan arasında bağımlılık oluşur mu?

Danışan, yaşam koçundan bir hedefini gerçekleştirmek konusunda destek alır. Ancak sonuçta değişimi yaratacak adımları atan danışanın kendisidir. Süreç boyunca koçtan fikir ve öneri alır yaşam koçun sorularıyla yeni bakış açıları geliştirir. Bunları yaparken duygusal bir bağımlılık yaratılmaz çünkü koç danışanın psikolojik sorunlarını çözmeye çalışmaz. Yaşam Koçluğu ilişkisinde amaç kendi başına başarabilecek bir bireye ek destek vermektir.

Yaşam Koçluğu eğitimi ne kadar sürmelidir?

Genellikle iki ila altı aylık veya bir yıllık dönemler için yaşam koçu ile anlaşma yapılır. Sürenin uzunluğu üzerinde çalışacağınız proje veya hedefe bağlıdır. Bununla birlikte, sürenin gelişmelere göre uzaması veya bu hizmetten fayda sağlamadığınızı düşünüyorsanız kısalması mümkündür. Çoğu koç ilk tanışma süresini ücretsiz yapmaktadır. Bu görüşme, hem yaşam koçun danışanın mevcut durumunu ve beklentilerini anlamasına hem de danışanın yaşam koçu hakkındaki ilk izlenimi edinmesine olanak tanır. Görüşmeler yarım saat veya bir saatlik seanslar olarak planlamakta ve yüz yüze veya telefon üzerinden yapılmaktadır. E-posta yoluyla iletişim kurma yöntemi de uygulanmaktadır. Birlikte belirlediğiniz hedefe ulaştığınızda koçluk hizmeti de sonlanır. Üzerinde çalışacağınız yeni hedefler için ise tekrar koçluk hizmeti almanız mümkündür. İş dünyasında yönetim basamaklarını tırmandıkça kişilerin performansları hakkında aldıkları geribildirim azalıyor ve üst düzey yöneticiler kendilerine yapıcı geribildirim verecek bir koça ihtiyaç duyuyorlar. Bu çalışmayla yönetici hem kendisinin hem de ekibinin performansını artırmak için gerekli olan becerileri ediniyor, gelişiyor ve kendini daha iyi tanıyor. Koçun dışarıdan sağladığı yeni bakış açısı ve nesnel görüşlerden istifade ediyor.

Yaşam koçluğu kimler yararlanırlar?

* Potansiyelini ortaya çıkarmak ve kişisel becerilerini geliştirmek isteyenler

* Farklı bakış açılarını keşfetmek isteyenler

* Başarmak ve hedeflerine ulaşmak isteyenler

* Yaşamı daha dengeli, kaliteli ve anlamlı sürdürmek isteyenler

Yaşam Koçu ile çalışmaya başladıktan sonra neler değişir?

* Kendinizle ilgili farkındalık yaratırsınız

* Hedeflerinizi daha kolay ve etkin bir şekilde belirlersiniz.

* Kaynaklarınızı daha etkin kullanmaya başlarsınız.

* Öz disiplin sağlarsınız.

* Önceliklerinizi belirlersiniz

* Ertelemeyi bırakırsınız.

Öğrenci Koçu

Her şeyi yapmak için koşuşturup duran, okul, ders, dershane, özel ders arasında sıkışıp kalan ve yine de istediği sonuca ulaşamayan öğrenciler ve çalışmak istese de çalışamayan öğrencilerin aslında sorunlarının ortak olduğu aklınıza gelir miydi? Öğrencilerin en büyük sorunu, motivasyonunu sağlayamamasıdır. Her işte olduğu gibi, sınavlara hazırlık döneminde ise arzulanan sonuçların alınabilmesi için azim, kararlılık, istek oluşturulması ve hedefe odaklanmanın son derece önemli olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Acaba buna ne kadar önemli veriyoruz.

Bir öğrencinin başarısı %50 teorik bilgiye, %50 ise motivasyon, iç disiplin ve özgüven yüksekliğine bağlıdır. Sınavlara hazırlanan öğrenciler için hedeflerine ulaşmanın pratik çözüm yolları ve istenilen hedef doğrultusunda kişinin yeniden şekillenmesini sağlayan mükemmel bir program sınavlara artık stressiz girebilme şansınız var. Ders çalışma alışkanlıkları vazgeçilmez olacak. Kişi potansiyelini yeniden keşfedecek ve zihinsel performansınız mükemmele ulaşacak. Tüm sınavlara hazırlanan için GEÇERLİ ( Sbs,  Ygs, Lys, Kpss, Ales Vb..  )

Eğitim Mentörleri; öğrencilerin konsantre olmasına, hedefe doğru biçimde yönlenmesine, zihinsel olarak rahatlamasına ve her türlü sınavlara hazırlanmasına yardımcı olan kişi ya da ekiptir.

Öğrenci Koçluğu; sisteminde motivasyon, iç disiplin ve özgüven en yüksek düzeye çıkartılarak öğrenciye kendi mükemmelliğine nasıl ulaşacağına dair net ve etkili yollar gösterilmektedir.

Öğrenci koçları; bireylere başarıya ulaşmasını sağlayan pratik yaklaşımları sunar. Kısa sürede istenilen mükemmel sonuçlar elde edilir. Bireyleri, hedefleri için gerekli kaynaklara yönlendirir.

Öğrenciler, Koçları yardımıyla şu anki durumlarının geleceklerini nasıl etkileyeceğinin farkına varacaklardır. Bu sayede dışarıdan herhangi bir zorlama olmadan kendilerine güzel bir gelecek hazırlamak için performanslarını sürekli arttırma çabasında olacaklardır.

Saygın Danışmanlık Merkezi bünyesindeki Öğrenci  Koçları, öğrencilik hayatının nasıl daha etkin ve etkileşimli olabileceği sorusundan yola çıkarak, yepyeni bir yöntemle Türk eğitim dünyasında bütünsel yaklaşım danışmanlığını uygulamaktadır.

Saygın Danışmanlık Merkezi tarafından eğitim dünyasının aktörlerinden olan “öğrencileri” konu alan bir proje geliştirildi. Bireyin bedensel, zihinsel, sosyal ve ruhsal yönden analizi yapılarak ihtiyaçları saptanmaktadır. Ekipte, bireyin gerçek potansiyeliyle buluşmasında etkin rol oynayan performans ve zihinsel gelişim teknikleri konusunda uzmanları da bulunmaktadır.

Öğrenci Koçluğu Çalışma Alanları:

* Vizyon ve Misyon belirlemek.

* Hedefe ilerlerken “Nasıl” sorusunun cevabı ve stratejisini belirlemek.

*Başarılı insanların stratejilerini modellemek.

* Bilinçaltı programlama ve hedefe yürüme kararlılığının gerçekleştirmek.

* Özgüven ve öz değerlerini artırmak

* İdeal sınavını sağlamak.

* Stres, kararsızlık, umutsuzluk vb. olumsuz ruhsal durumları ortadan kaldırmak.

* Dikkat ve konsantrasyonu en üst düzeye taşımak.

* Daha etkili ve verimli çalışmalarını sağlamak

* Zamanı etkin kullanmasını, doğru ve hızlı kararlar almasını sağlamak.

* Beynin etkin kontrolünde bir gelecek hazırlamak.

* Alternatif düşünce modelleri geliştirmek.

* Benlik değerlerini fark ettirmek ve geliştirmek.

* Ders çalışma tekniklerini daha etkin düzeye getirmek

* Diğer insanlar ile iletişimlerinde ve ilişkilerinde etkinliklerinin artmasını ve belirleyici taraf olmanın farkındalığını sağlamak.

* Sınav kaygısından kurtulma

* Beynini daha etkin kullanmak

* Sınav kaygısını motivasyona dönüştürme;

* Hipnotik telkin ile kaygıyı yok etme;

* Sınav sırasında kaygı kontrolü;

* Gevşeme ve rahatlama egzersizleri ile kaygıyı minimize etme;

* Hipnotik telkinlerle;

* Bilinçaltını yeniden programlama

* Konsantrasyon gücünü devamlı arttırma nasıl başarılır?

NLP Nedir?

Geleceği kazanmak için, önce kendimize bakma, hatayı kendimizde arama zamanı çoktan geldi. Toplum olarak bunun farkına vardık. Kısaca NLP olarak tanınan ve beynimizi anlama ve onu en etkin biçimde kullanma yollarını öğreten Beyin Dili Programlama büyük ilgi görmektedir. Bu ilgi, sadece bizde değil tüm dünyada var.
Peki tüm dünyada bu kadar ilgi gören NLP nedir?

NLP’nin mucizesi nereden geliyor? Niçin herkes sihirli bir değnek gibi ona sarılıyor? NLP, herşeyden önce bir düşünce sistemidir. Bütün sistemlerde olduğu gibi NLP’de de kendi içinde bir mantıksal sıralama vardır. Bu sıralamayı çok iyi anlarsanız, sistemi çok iyi kullanabilirsiniz.

Bazılarının anladığı ve söylediği gibi, boş sloganlar, kum motivasyon lafları, insanları gaza getirme yöntemi değildir NLP. NLP, önce kişinin kendini anlaması, kendi iç çelişkilerinden kurtulması, endişe ve korkulanndan sıyrılması ile başlayıp, çevresini, toplumu ve genel olarak dünyayı daha iyi anlamasını, yaptığı hareketlere bu gözle bakmasını ve davranışlarını buna göre düzenlemesini sağlayan bir sistemdir. NLP, birçok kişinin katkısı ile oluşturulmuş, bilimsel temeli olan bir sistemdir. Kısaca söylemek gerekirse NLP, insan davranışlarının modellenmesi üzerine kurulmuştur. Amacı, etkili iletişim kurmak ve sürekli geliştirmektir. Anahtar kelimeler iletişim ve gelişimdir. NLP’yi etkili iletişim kurmak için size gerekli araçlan sağlayan bir alet çantası olarak düşünebilirsiniz. Bu aletleri doğru kullanırsanız işinizde, özel yaşantınızda, insanlarla ilişkilerinizde çok olumlu gelişmeler kaydedeceksiniz.

Değiştirmek istediğiniz davranışlarınızı rahatlıkla değiştirebilecek, yeni becerileri kolaylıkla kazanabilecek ve zaten iyi yaptığınız şeyleri daha da iyi yapmayı öğreneceksiniz. Sigarayı bırakmak, uçak korkusu gibi fobilerle başa çıkmak, zayıflamak ve bunun gibi daha birçok konuda bulunduğunuz durumu olumlu yönde değiştirmek ve insanları ikna etmek, onların saygısını ve sevgisini kazanmak gibi başka alanlarda yaşantınızı daha da zenginleştireceksiniz. Mesleğiniz her ne olursa olsun, bu metodları etkili bir şekilde kullanırsanız çok daha başarılı olacaksınız. NLP’nin ne olduğu, adında ortaya çıkmaktadır.

- Nöro : Nörolojik sistem, vücudumuzun fiziksel fonksiyonlarini nasıl yerine getirdigi ve beş duyu organımızdan gelen bilgileri işleme tarzı ile ilgilidir.Neuro, insanın beynini ve bütün bedenini saran mükemmel bir ağdır ve hayal tecrübelerimizin sinir sistemimiz sayesinde beş duyumuzla algılanmasıdır. ‘Sinir’ olarak Türkçe’ye çevrilen “Neuro” kelimesi ile anlatılmak istenen, vücudun sadece %2′sini (genellikle 1369 gram civarında) oluşturan beynin ta kendisidir. Bir çoğumuz beynimizi etkin ve bilinçli bir biçimde kullanamıyoruz. Beyin, kapama düğmesi olmayan bir makineye benzer. Ýnsanların çoğu beyinlerinin esiridir. Sanki otobüsün sürücü koltuğuna zincirle bağlanmışlardır ve direksiyon başkasındadır. Beynimize yön vermezsek, ya kontrolden çıkmış bir halde bir yere çarpıp duracak, ya da bizim adımıza kontrolü başkaları ele geçirecektir.
- Lengüistik : Linguistic yani dil (aslında iletişim), bu mükemmel yapının kendi içinde ve çevresiyle olan iletişimini, sinirsel temsillerin kodlandığı, sıralandığı ve anlama kavuştuğu dil ve sözsüz iletişim sistemleridir
- Programlama : Programming, bir plan dahilinde işlevleri sıralama ve girdileri belirli süreçlerden geçirerek çıktılar üretmek, belirlenmi? hedeflere ulaşmak için iletişimimizi ve sinir sistemimizi organize etmektir.
Her davranışın bir yapısı olduğı görüşüyle yola çıkar.Bu yapı, öğrenilebilir, değiştirilebilir ve modellenebilir. Hangi davranışların faydalı ve etkili olduğunu anlamak, algılama yeteneklerimize bağlıdır. NLP, 1970′li yılların başında (dilbilimci) John Grinder ve (matematikci ve Gestalt terapist) Richard Bandler tarafından Amerikada oluşturuldu. NLP, ‘Konusunda yetkin biri ile mükemmel biri arasıdaki fark nedir?’ sorusuna yanıt arama çalışmalarının ürünüdür.
Bu soruya yanıt aranırken dallarında üstün performans sergileyen bazı kişiler seçilerek (Fritz Perls – Gestalt terapinin kurucusu, Virginia Satir – aile terapisti ve Milton Erickson – psikiyatrist, ‘American Society of Clinical Hypnosis’in kurucusu) bu kişilerin sözel ve davranışsal yaklaşımları incelendi. Amaç, mükemmelliğe nasıl erişildiğinin belirlenerek bunun herkes tarafından öğrenilebilir-uygulanabilir hale getirilmesi idi (modelleme).
Grinder ve Bandler kullandiklarıi modelleme teknikleri ve kişisel katkılarını, beyin-dil-vücut arasındaki ilişkiyi sembolize etmek icin ‘Nöro-Lengüistik Programlama’ olarak isimlendirdiler. Günümüze kadar NLP kapsamında, psikoterapi, eğitim, sağlık, iş hayatı, yaratıcılık, yöneticilik, satış, liderlik… gibi çok geniş bir yelpazeye yönelik ceşitli iletişim – değişim becerileri ve etkin yöntemler geliştirildi. NLP, çıkış noktasının da etkisiyle, bir çok kaynakta ‘mükemmelliğin bilimi…değişimin sanatı’, ‘mükemmellik yapısı üzerine çalışma’, ‘performans teknolojisi’, ‘istediğiniz sonuçları elde etme yöntemi’…gibi tanımlarla anılmaktadır. Davranış düzeyine ağırlık vererek kestirme sonuçlarıi öne çıkarmak NLP’yi eksik tanımak olacaktır. Davranışların ve görünen sonuçların arkasında, aslında cok katmanlı bir yapı vardır. Daha üst düzeyde NLP, kişisel inanç, misyon ve vizyona odaklaşmaya, sadece birey olarak degil, daha büyük sistemlerin (aile, toplum, evren) bir elemanı olarak insanı anlamaya yönelik bir çerceve sunar. NLP’nin tüm model ve teknikleri özünde iki temel varsayıma dayanmaktadır :
1. Harita yaklaşımı : Çevremizden, sürekli olarak, işleyebileceğimizden cok daha fazla miktarda uyarı alırız ve bu bilgileri kişisel filtrelerimizden geçirerek algılarız. ‘Kişisel filtre’, insanın yapısına, düşünce tarzına, inançlarına, o anda içinde olduğu fiziksel-ruhsal duruma… baglıi olarak değişir. Yani bir başka deyişle, biz çevreden gelen uyarıları, hep kendi yorumumuzu katarak algılarız. Dolayısı ile mutlak gerceği değil, algıladığımız gerçeği bilir, ona göre davranırız. Herkesin kendine göre oluşturduğu bu ‘gerçek’lere ‘harita’ (veya nöro-lengüistik harita) diyoruz. Davranışlarımızı kısıtlayan ya da çeşitlendiren de bu haritalarımızdır, mutlak gerçekler değil.
2. Sistem yaklaşımı : Gerek insanın kendi içindeki süreçler, gerekse diğer insanlarla ve çevresiyle etkileşimi sistemseldir. Kişiler, toplumlar ve evren, birbiriyle sürekli etkileşim halinde bulunan karmaşık bir sistemler ve alt-sistemler bütünü oluşturur. Bu sistemin herhangi bir parçasını sistemden ayırmak (izole etmek) olanaksızdır.
NLP varsayımlarına göre insanların tam ve doğru olarak gerçeği bilmesi mümkün değildir. Bu durumda amaç, ‘doğru harita’yı oluşturmak değil, sistem yaklaşımına uygun en ‘zengin harita’yı oluşturmaktır. Bir sorun karşısinda ne kadar çok davranış alternatifi varsa başarı şansı da bu çeşitlilik oranında artar.
Mükemmel kişiler, çok çeşitli bakış açıları ve çok sayıda davranış seçenekleri içeren haritalara sahip olan kişilerdir.
NLP, bakış açılarını ve davranış seçeneklerini artırma, zenginleştirme yöntemleri sunar. Çok secenek sahibi olmak kişiyi mükemmelliğe yaklaştırırken, çok çeşitli bakış açılarına sahip olmak da olgunlaştırır.
Empati: Olayları, insanları, davranışları, dünyayı algılama şeklinizi değiştirdiğinizde, farklı gözle bakmayı öğrendiğinizde empati aşamasına gelirsiniz. Bu aşamaya geldiğinizde iletişiminiz mükemmelleşir. Ýletişimin önemini günlük yaşantınızdaki olayları derinlemesine düşündüğünüzde daha iyi anlarsınız.

Panik Atak

Panik atak yaşıyorsanız bunun bir sebebi olabilir. Bunun nedenlerinin ne olduğunu farkına varmak ve sonrasında değişimi başlatmak önemli. Bu yapılmadığı müddetçe farklı süreçler yenilenerek devam edecek, kişinin hayatını yönetmesini engelleyecektir.

Panik atak kişinin herhangi bir anda yaşadığı fiziksel etkilerini hissettiği bir durumdur. Bu durum kişi açısından olur olmadık yerlerde görülür gibi gelecektir. Göğüste şiddetli bir baskı, vücüdun ağırlaşması, kalp çarpışının hızlanması, nefes almada zorluklar görülebilir.

Daha dikkatli bakıldığında ise kişinin yönetemedği durumlarda bu sonuçların ortaya çıktığını görürüz. Panik oatağın ortaya çıkabilmesi için, kişinin mutlaka önemli darbe yemiş olması gerekmektedir. Kaza, yakın kaybı, narkozlu ameliyat, düşmek, beklenmedik bir durumla karşılaşmak bu sonuçları ortaya çıkartan nedenlerdir, aslında.

Yaşanan bu süreçler zihindeki kapakları açar ve kişi kendi hayatı ve yaşadığı tecrübelerle yüzleşir. Hayatım gözlerimin önünden geçti cümlesi böyle bir cümledir. Kişi böyle bir süreçten sonra değişmeden yaşamaya devam edecekse, kapaklar yeniden ve daha kalın bir şekilde kapanır. İşte panik atak yaşanan durumlara bağlı olarak yapılan çağrışımlarla kapaklardan sızan duyguların ortaya çıkardığı durumlardır denebilir.

Örnek olarak küçük yaşlarda öğretmeninden tahtada tokat yüyen bir öğrenci, büyüdüğünde kalabalık bir ortama girdiğinde, o duygusunu yukarı taşıyacak ve yukarıda yaşanan durumu da yaşamışsa panik atak ortaya çıkacaktır. Bu örnekte panik atak kişiyi kalabalığa çıkmasından uzak tutan, daha doğrusu onu koruyan bir mekanizmadır.

Bu anlamda yaşanan tecrübelerin neler olduğu farkedilip ortadan kaldırıldığında, değişim süreci başlamakta ve panik atakta kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Panik atak buzdağının görünen ucudur ve bir değişim mesajıdır. Bu mesajın iyi algılanması ve değişimin başlatılması, zihinsel temizlik sürecinden sonra kolaylıkla mümkün olabilmektedir. Daha çok zeki ve algı seviyesi yüksek insanlarda, kişilerde ve çocuklarda görülmesi şaşırtmamalıdır.

Bazen kalabalıkta, bazen yalnız kalındığında, bazen arabada, bazen kapalı bir yerde kalındığında ortaya çıkması da geçmişte yaşanan tecrübelerin içeriklerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Her zaman olduğu gibi şunu da söylemek gerekiyor. Tedavi için doktora, değişim için bize gidebilirsiniz.